|
Dalıp gitmelerim dağ oldu artık, Anlarım yanarken. IRMAĞIN KIZI Erguvan arzular çığ oldu artık, Mevsim kış sunarken. IRMAĞIN KIZI
Baştan sona oku; Mektup özümden. İsyanım kadere, anla yazımdan. Kâğıda kan düşmüş, kara gözümden Yüreğim kanarken. IRMAĞIN KIZI Firari aklıma, sensin mekânım. Öpüp kokladığım iffetli anım, Üç ihlâs okuyor ten de sol yanım, Yüce Râb sınarken. IRMAĞIN KIZI Çıkagelmiştin ya! O gün ezelden. Bir kulübem vardı düşten, gâzelden. Şimdi seyyah aklım, gelmez yâd elden Her dem-i anarken. IRMAĞIN KIZI Meskenim dağları, duman bürümüş, Siste geçit bulmak ne de zor imiş! Gün gelir de ölmek, ölmek var imiş! Çağlayan pınarken. IRMAĞIN KIZI Eşkıya geceler vurunca gemi, Tuz gölü sinemde, yüzer mi gemi? Ürkek ışıklara düşen gölgemi, Son yuvam sanırken. IRMAĞIN KIZI Düşler tarlasına kargalar dolmuş Biçare rençperim, kışta yok olmuş. Bir dâneye muhtaç sokakta kalmış Kuş gibi donarken. IRMAĞIN KIZI Çerâğ yakıyorum günle yarışan, Ara sıra gözyaşıma karışan, Ayrılığın rüzgârıyla vuruşan, Umutlar sönerken. IRMAĞIN KIZI Mustafa AYVALI Mayıs–2008 Amasya |